Erkeklerde cinsel isteksizlik problemiyle yapılan başvurular oldukça nadir görülmektedir. Çünkü nihai sonuç sertleşme ya da ereksiyon sorunu olarak çıkmakta ve bu sebeplerle yardım arayışını yapmalarıdır. Erkeklerin her zaman ve her koşulda cinselliğe hazır olduğu inancı, cinsel ilgi ve istek bozukluğu ile ilgili başvuru sıklığını azaltan diğer bir etkendir. Haliyle bu kadar abartılı beklenti ve yanlış bilgiler erkeklerin yardım almaya giden yollarını kapatmaya neden olabilmektedir. Erkekte cinsel isteksizlik, cinsel eylem yetisinin olmasına rağmen cinsel ilişki ile ilgili isteğinin olmamasıdır. Daha çok iktidarsızlıkla karıştırılır.
Erkeklerde cinsel ilgi azalmasına 2 başlıkta bakabiliriz: Birincil ve ikincil olarak.
Birincil cinsel isteksizlikteki önemli hususlar:
Öncelikle hormonel bozukluğun olup olmadığının araştırılması önemlidir. Ergenlik döneminde başlayıp yaşamın tamamı boyunca sürebilir. Cinselliğin yasaklandığı tutucu toplum ve kültürlerde sık görülebilir. Küçük yaşlardan itibaren uygulanan cinsel yasak ve baskıların doğal sonucu olarak cinsellikle ilgili suçluluk ve günahkarlık duyguları cinsel güdülerin bastırılması, giderek bireyin cinselliğe ve hatta kendi bedenine yabancılaşması olarak da algılanabilir.
İkincil cinsel isteksizlikteki önemli husular:
Daha çok erkeğin eşi ile ilgili genel ilişkisinin doyurucu olmayışı ile açıklanabilir. Sonradan çıktığı için ikincil olarak değerlendirilir. Genelde başka nedenlerden beslenir. Bunlardan bazıları, stres , eşle olan uyumsuzluk ve çatışmalar, depresyon, anksiyete, psikiyatrik bozukluklar, kronik hastalıklar, kullanılan ilaçlar, cinsel şiddet ve travma, eşinde olan cinsel işlev bozuklukları sayılabilir.
Ayrıca uzun süre cinsel uyaran yokluğu da cinsel istekte azalmaya yol açabilir. Cinsel isteksizlik erkeklerde başka bir cinsel işlev bozukluğunu maskelemek için de kullanılabilir.
Eğer hormonel durumlar yerindeyse, yeterli benlik saygısı, cinsellikle ilgili olumlu geçmiş deneyimleri , partneriyle cinsellik dışında da iyi bir ilişkisi var ise; erkeğin cinsel isteğinin yerinde ve yeterli olmasını sağlar diyebiliriz. Bu sayılanlardan herhangi biri bozulursa cinsel istekte de bozulma olur.
Cinsel istek azlığı kendini cinsel ilişki sayısındaki azalma ile göstermeye başlar. Ayrıca cinsel istekte azalmaya yol açabilecek herhangi bir ruhsal hastalık veya ilaç-made kullanımı var ise cinsel ilgi ve istek bozuklukları tanısı konmaz.
Cinsel istek azlığı erkeklerde görülme sıklığı kadınlara göre daha azdır. Cinsel isteksizliğin tedavisi cinsel terapi ile mümkündür. Alanında uzman bir cinsel terapist tedavi yaklaşımını çok yönlü alır. Eşiyle de görüşmesi önemli bilgiler almasını sağlar. Tedavide erkeğin durumu ve psikolojisi önemlidir. Gerekli cinsel, ürolojik,evlilik ve psikolojik öyküler alınarak yol haritası çizilir.