Fraud Blocker

Cinsel Kimlik

Cinsel Kimlik

Kadın ya da erkek olma gerçekliğini doğru anlayabilmek için belirli kavramların mutlaka açıklığa kavuşması gerekir. Bunların başında,  biyolojik cinsellikten anlaşılan, bir insanın kadın  ya da erkek olmasıdır. Oysa cinsel rol denince kastedilen, bir kimsenin dişiliğini ya da erkekliğini gösterme biçimi, yani ne kadar dişi ya da erkek olduğudur. Ancak bu kavramsal farklılığı öne çıkarabilmek uğruna kaba bir genellemeye girişildiğini kabul etmek gerekir. Cinsellik ve cinsel rolü bu şekilde ayırmak, ezelden beri düşülen bir yanılgıya adeta bir kez daha düşmektir. Yani cinsellik konusunda beden-kafa ayırımı yapma yanılgısı. Oysa cinsellik, leğen kemikleriin arasında bulunduğu kadar beyindedir de. İnsan ilişkisinde bu böyle olduğuna göre, bilimsel araştırmalarda  da bu gerçeği gözden kaçırmamak gerekir. Dolayısıyla, “biyolojik cinsellik” kavramı, cinselliği tamamen fizyolojiye indirgemek yerine, aynı anda fizyolojik ve psikolojik olan bir olgunun birinci boyutunu vurgulamak şeklinde anlaşılmalıdır. Biyolojik cinsellik ve cinsel rol kavramlarına getirilen ayırım, ancak böyle anlaşıldığı takdirde yapaylıktan kurtulabilir.

İnsanlar, belirli fiziksel kıstaslara uydukları ölçüde kadın ya da erkektirler. Keza, karakter ve davranışlarının belirli kültürel kalıplara uyması ölçüsünde dişi ya da erkek nitelikli sayılırlar. Ancak cinsel rolün, toplum tarafından algılanışı ile bizzat oyuncu tarafından algılanışı, farklı şeylerdir. Örneğin bir hermafroditi ( çift cinsiyetlilik ) ele alacak olursak, dış cinsel organlarından dolayı toplumsal çevresi tarafından erkekliğe uygun görülen bu kişi kendini tam ters yönde algılayabilir. Yani kendisine verilen “cinsel rol” ile kendine yakıştırdığı “ cinsel kimlik” farklı olabilir. Nitekim uzun vadede bu hermafrodit kişinin cinsel rolüyle değil de cinsel kimliğiyle bütünleşmesi, yani erkek cinsel organlarından dolayı kendisine uygun görülen erkek rolüne göre yetiştirilmesine rağmen kadın kimliğini benimsemesi çok olasıdır. Bu tür durumlar pek sık görülmedikleri halde, insanların gerçek cinsel kimliğinin fiziksel durumları ya da görünüşteki davranışlarıyla  değil, yalnız ve yalnızca kendilerinin kadınlık ya da erkeklikle özdeşleştirmeleriyle belirlendiğini kanıtlar.

Cinsel kimlik, bir insanın kendini erkeklik ya da kadınlıkla özdeşleştirmesidir. Çoğu insanda cinsel kimlik ve cinsel rol toplumsal olarak erkek ya da kadınlık rolü çakışır. Yani çoğu erkek yalnızca erkeklik rolünü oynamaz, aynı zamanda onu özümler, benimser. Bir çocuk anne karnındayken artık cinsiyeti tespit edilir ve o andan itibaren kızım ya da oğlum şeklinde hitaplar başlar, takılan adla, giydirilen renkle, alınan oyuncakla ve desteklenen davranış kalıplarıyla öbür cinsle arasında farklar yaratılmaya başlanır. Giderek ilk iki veya üç yıl içinde çocuklar kendilerini erkeklik ya da kadınlıkla özdeşleştirmiş olurlar ve tipik erkek ya da kadın davranışlarını üstlenirler. Böylece çocuk henüz kendi başına karar alacak konuma gelmeden cinsel kimlik ve cinsel rolü, biyolojik cinselliğine uyuşturulmuş ve kalıcı olarak tespit edilmiş olur. Bu kurala uymayan durumlar, tekil sapmalar ya da istisnalar olarak ele alınır.

Bu Gönderiyi Paylaş:

İlginizi Çekebilir :

Bireysel Sorunlar

Sosyal Fobi

Eğer bir kişi başkalarının düşüncelerine ya da yorumlarına maruz kaldığı ya da kalacağı bir ortamda ise ve bu tür ortamlarda sürekli korku ve ortamdan kaçmak

Devamını Oku »

Hizmetler

Son Yazılarım

Kategoriler

Online Randevu

Size Nasıl Ulaşmamızı İstersiniz?

İletişim Bilgileri

Klinik Psikolog Beril P. CEYLAN'dan randevu almak için iletişime geçiniz.

Aile Danışmanlığı, Bireysel Sorunlar, Cinsel Sorunlar, Evlilik Sorunları, Boşanma Danışmanlığı ile ilgili destek talepleriniz için arayınız.